KOL KIRILDI, YEN İÇİNDE KALDI! …LGS MAĞDURLARININ HAZİN HİKAYESİ
Gençler sıkıntılı, veliler sıkıntılı, toplum sıkıntılı… 2011 OSYM sınavının ilki YGS de ayyuka çıkan şifre rezaletinin üstü kapanmadan LYS başvuruları başlatıldı. Şifre skandalının ardından puanların yanlış hesaplanması da bir başka utanılası durum. Utanılası durum diyorum Çünkü dünyanın hiç bir ülkesinde gençlerini böylesi mağdur edebilecek bir sistem yok! En azından ben henüz duymadım, bilmiyorum… Her gün bir başka kentten puanı yanlış hesaplanmış gencin haberi geliyor. İtiraz merkeze gitmeden düzeltme yazısı gönderiliyor… Tuhaf işler anlayacağınız…
Öyle görünüyor ki, sınavlara güven sarsılmaya devam edecek ve itirazlar gelmeye devam edecek. Bu karmaşıklık intiharları da beraberinde getirebilir. Geçmişte bunun örneklerini hepimiz gördük.
Sınavın ardından bir internet sitesinin yaptığı anket ise çarpıcı gerçekleri ortaya koymaya yetiyorda artıyor bile…YGS sorularının beklediklerinden daha zor olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 69, sınavın nasıl geçtiği sorusuna ise kötü diyenler yüzde 27 çok kötü diyenler ise yüzde 30… Ve en can alıcı soru “şimdiki planınız nedir?” diye sorulan soruya verilen yanıtlar gençlerin okula adım attıkları andan itibaren başlayan ÜNİVERSİTE’ ye girme ve meslek edinme mücadelesinde verdikleri emeğin nasıl heba olduğunu ve umutsuzluğa girdiklerinin göstergesi;
Şimdiki Planınız?
LYS'ye gireceğim. 58% (5383)
LYS'ye gireceğim ama YGS ile tercih yapacağım. 7% (647)
LYS'ye girmeyeceğim, YGS ile tercih yapacağım. 7% (630)
Bir sonraki sene bir daha gireceğim. 8% (771)
Ne yapacağıma kesin karar vermedim. 20% (1871)
Toplam Oy: 9302
(http://ygslys.blogcu.com/2011-ygs-zorluk-derecesi/10367813
Gençlerimizin ruhsal çöküntüye uğramasının yanısıra gelecekleriyle de oynanıyor! Eğitim sistemimizin topyekün yokedilişini hep beraber seyrediyor ve bir şey yapamıyoruz. ÖSYM Eski Başkanı ve Milli Eğitim Eski Bakanı Mehmet Sağlam’ın TRT’de yaptığı açıklamalar çarpıcı başlıklarla dolu. Sayın Sağlam’a sorulan “ ÖSYM’nin neden 1974’ten bu yana 36 yıldır METEKSAN matbaası ile çalışıyor, bu size anormal gelmiyor mu?” sorusuna verdiği yanıt gayet açık;
“Anormal bana sorarsanız ama o zaman bu işlerin başındaki sorumlu YÖK başkanı da bu işlerin sahibidir. İşin bu tarafı da anormaldir bana sorarsanız yani dünyadaki uygulamaya baktığınız zaman. "Conflict of Interest" diye bir şey var menfaat çatışması diye bir şey var. Doğramacı'nın kendisinin gerçekten büyük bir yükseköğretim konusunda tecrübe sahibi olmuş, uzun süre rektörlükler yapmış, YÖK başkanlığı yapmış bir adam olarak bu işe gösterdiği titizlikte belki de bugüne kadar fazla bir şey ortaya çıkmamıştır ama Doğramacı'dan sonra veya ben oraya geldiğim zaman neden bir kamu görevi bir özel şirkete bu kadar itibar edebilir diye şüpheye düşmüştüm. ÖSYM taşeron, METEKSAN işin sahibi. Yani öğrenci ücretlerini bile METEKSAN tespit ediyordu, benim tespit ettiğime göre ne kadar para ödenecek vesaire… Dolayısıyla ben bu görevi bizim tarafımızdan sorumluluğu ve riskleri ne olursa olsun yapılması gerektiği kanaatine varmıştım.”
Tüm bunlara rağmen ve soruların cevaplama sisteminde şifre olduğunun kabul edilmesine rağmen “ tatmin olduk” açıklamaları yapılıyor…
Sayın yetkililer! Siz tatmin oldunuz iyi hoşta, peki bizim tatmin olamayan gençlerimizi kim tatmin edecek! Gerçeğin ortaya çıkartılıp somut bir çözüm getirilmeden harala gürele girilen seçim döneminde bu olası tatminsizlik sonra baş ağrıtmasın. Öyle ya! yaklaşık 1 milyon 700 bin genç var. Bunların içinde oy verecek gençler ve onların aileleri ile yakınlarının oylarını alamamak sizi yine tatmin edecek mi acaba!!!